YEDIKULE FORUM


YEDIKULE FORUM

YEDIKULE'LILERIN BULUSMA FORMU RESMİ WEB SİTESİ
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yapYedikule Fm Dinle

Paylaş | 
 

 YEDİKULE'Lİ FEDAİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
TTBACK
Misafir



MesajKonu: YEDİKULE'Lİ FEDAİ   C.tesi Tem. 25, 2009 7:15 pm

[[Vaka-i nuvist]]

YEDİKULE'Lİ FEDAİ



Bir varmış bir yokmuş. Yok, Kalender Yokuşu değil. Bu başka bir paragrafın giriş cümlesi. Zira bitirdim yokuşla ilgili tasvirin cümlesini. Bir varmış bir yokmuş. Daracık Arnavut kaldırımı yokuşa, uyku sersemi, geceden kalmalar gibi yüz vermiş, beli bükük, kağşak evler arasında, tam da on dört buçuk numarada (ki yokuşun soluna denk düşer yokuş aşağı vurdun mu), Zülâl derler güzeller güzeli bir superisi, pencereyi süslermiş zeval vakti, Cezayir menekşeleri yamacında. Zülâl ki, on dördünde dillere destan endamı. Zülâl ki, simsiyah saçları gecenin karanlığı, kapkara kaşları, bembeyaz yüzünde iki hilal ki; yıldızları gözbebeklerinde, yokuşun başını yumurta topukları üstünde, bıçkın dönüveren Fedai’yi görüversin parlayacak. Fedai bıçkın. Fedai; Deli Dumrul Fedai, delikanlı Fedai. Yedi düvelde bir gelir dünyaya bir benzeri; yetmiş yedi millete bedel Türk olması kabilinden. Omuzda ceket, içinde cepken, pantolonu jilet gibi biçer her adımda havayı, ayağında kunduraları evvel-i ahir pasır pasır, elde imamesi gümüşten, Oltu taşı tespihi, aklında anasının ‘çirkin sev, tahtın kurulsun, güzel sev, bahtın açılsın’ tembihi, Yedikuleli Fedai. Dön Fedai’ye bak, beri dur Zülâl’e bak. Fedai ne vakit göz göze gelse endazeyi şaşırır Zülâl’le, ne gam; öyle bir güzel: terütaze. Ya Zülâl? Zülâl toptan kaçırır ayarı, ya can yakar gözleri yahut kör eder ayın on dördünce parlayan apak yüzünün közleri, Fedai’yle buluşmaya görsün bakışları. Nah şu yokuşun dibinde dikilen âmâ dilenciye sorsan, o mesafeden bir bakışta “bu ikisi birbirine yanık”, deyiverir. Gerçi adı ‘açıkgöze’ çıkmıştır onun, üstüne üstük kartal gibi de keskindir gözleri dalaverecinin ya olsun; ben farzımuhal dedim. Zaten lüzum da yok sormana, yedi mahalle yazın akşam sefalarında kapı önlerinde yahut kestane sohbetlerinde kışın soba başında, fısır fısır konuşmakta. Fedai de yeter Zülâl demelerine ve ya Zülâl de; ancak kulağına eğil de söyle soracağın kimse, zira Fedai’nin kulağına gitmesin Zülâl’i sorup soruşturduğun. Evlenmeye yaklaşmış tazelerin dilinde. Evden kocalarını kaçırmış gudubet karıların dilinde. Ne kendini ne kocayı düşünecek hali kalmamış, bir sıkımlık canını dişine takmış kocakarıların dilinde: âşıklar aşağı âşıklar yukarı. Hiç mi yan yana gelmez bunlar, hiç mi diz dize oturmak fırsatları olmamıştır? Eh, bunca dile düşünce biraz güç iştir bu gerçi ama olmuştur elbet. Kim bilir belki de olmamıştır; o kaşla göz arası, iki dirhem bir fersahlık kaçamakçık bunca göz üzerlerindeyken. Görüştüler mi bilinmez, gülüştüler mi baş başa o tam bir muamma. Gelgelelim aralarında bütün olup biteni, ayaklı mecmua misali ilk evvela ve tezelden analığına ötüveren bir ‘posta güvercinleri’ var; orası muhakkak. Zülâl’in ‘posta güvercini’: Nebiye. Kızıl çilli suratında iki küçük zümrüt tanesi gözleri, kaynayan cadı kazanları gibi fakat Zülâl, Cennet bahçeleri zannında. Minicik parmakları arasına sıkıştırıverdiği mektupları, uçurmazdan evvel yavuklusuna şirin ayakları, köşebaşında çöküverir bir kapı eşiğine; bir güzel okur, hatim indirircesine. İlk işi mektubu Fedai’ye ulamak, ardı sıra analığının eteğini çekiştire çekiştire mektupta yazılanları bir bir anlatmak için, onu kapı önünden avluya sürümektir Nebiye’nin. Ezcümle, bundan mütevellit analığı Radife topyekûn haberdar olandan bitenden. Radife’de kalsa bu malumat bari. Olacak iş mi bu? Bir sabah, her devran gibi güzel, serin bir sabah, güneş batıdan doğabilir örneğin. Batıdan doğabilir ve doğudan battığında dâhi, hatta Sûr üflendiğinde, Radife seslendiğinde dâhi hiç kimsecikler bu olanın farkına varmayabilir. Ancak laf Radife’nin ağzında durmaz. Radife’nin ağzı torba değil büzesin. Radife’nin ağzı heyhat! Midas’ın eşek kulaklarını yedi düvele duyuran kuyudan geniş ve şebek makatından hallice güzellikte. Radife bu ağızla nasıl kapatmış Nebiye’nin babası olacak gâvur kılıklı çam yarmasını şaşılacak şey. Gerçi çekip çevirmiş evi, analığını Nebiye’den esirgememiş; ağızdan öte burun yakın, kardeşten öte karın yakın hâlbuki. Her neyse, her aşın kaşığı Radife, bir felakete sebep olacak derken bu susak ağızlılıkla, o felaketi belki de Fedai kendi elleriyle hazırladı. Fedai babayiğit, Fedai laf söyletmez sanına. Pek sevilir civarda ama yedi marazı var yedi mevzuda. El gün bilir ki üç gün duramaz ‘Heyt ulen!’ demeden. Günlerden bir gün aynı böyle oldu işte. ‘Heyt ulen!’ dediği duyuldu en son, yedi başı yedi belalı, yedi herifçioğlunun arasına dalarken, gecenin bir vakti. Vukuat neden çıkmış, Fedai’nin kafası dumanlı mıymış, adamlar kimmiş; bilen yok. Bir bildiği görenin görmeyenin, ‘Heyt ulen!’ dediği Fedai’nin. Birkaç demir parıltısının ardından sokağın orta yerine yığılıverdiğine şahitler var. Aynı şahitler yanına varıp bakmaya korkadururken, ayağa kalkıp kan ter içinde, Kalender Yokuş’una girdiğine de yemin billâh eder. Gelgelelim dahasını bilen de çıkmaz aralarından. Sabahına varmadan kuşluk vakti Nebiye koşup yetiştiriverir Zülâl’e acı haberi. “Fedai kayıp, Fedai yok, Fedai öldü!” Zülâl, dayanamayıp duyduğuna, asıverir kendini merdiven boşluğunda. Yatak çarşafının ucunda iki düğüm. İncecik boynu kuğu gibi; eğik. Tek cümle sayıklar içi ezik: ‘sen olsaydın son gördüğüm’. Gazetelerin üçüncü sayfalarında bir küçücük, eğreti haber olur Zülâl. “Genç Kız Kendini Astı”, “Aşk İntiharı”… Fedai evvel zaman içinde iner Kalender Yokuş’u, evvel zaman içinde çıkar. Dün gece dalıverir yokuş aşağı, ertesi sabah Surdibi’nden çıkar. Yarın sabah vurur yokuşa yahut Surdibi’nden, dün akşamüstü İnciraltı’ndan köşeyi döner. Bir aşağı, iki yukarı. İki aşağı, bir yukarı. Çık çık bitmez yokuş, in in bitmez. İn bitmez, çık bitmez. Desen ki yalan. Vallahi doğru! Desem ki ‘vallahi billahi doğru!’, silleme yalan. Hâlâ çıkar bazen, hâlâ iner zaman zaman. Yalnız, satır be satır okur artık eline bir kâğıt parçası geçtiği an. Koynunda evvel zamandan bir gazete yazar: “Bir varmış bir yokmuş”. Desen ki varmış; hâşâ sümme hâşâ yalan; Kalender Yok(m)uşu. Epi topu hepsi, evvel zaman içinde aşkın masal olmuşu.

Burçin Özdeş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
kavanoz90
Admin
Admin
avatar

Tuttuğu Takım : 6
Mesaj Sayısı : 131
Kayıt tarihi : 19/08/09
Yaş : 24
Nerden : YEDİKULE

MesajKonu: Geri: YEDİKULE'Lİ FEDAİ   C.tesi Ara. 19, 2009 11:01 pm

HELAL OLSUN SANA HELAL OLSUN
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
casper
Gelismiş Üye
Gelismiş Üye
avatar

Tuttuğu Takım : 2
Mesaj Sayısı : 205
Kayıt tarihi : 20/12/09
Yaş : 25
Nerden : kastamonu

MesajKonu: Geri: YEDİKULE'Lİ FEDAİ   Paz Ara. 20, 2009 10:54 am

PAYLAŞIM VE YORUMLAR İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yedikulefm.yetkinforum.com
yedikuleli
Kıdemli ÜYe
Kıdemli ÜYe
avatar

Tuttuğu Takım : 1
Mesaj Sayısı : 87
Kayıt tarihi : 20/12/09
Yaş : 33
Nerden : YEDİKULE

MesajKonu: Geri: YEDİKULE'Lİ FEDAİ   Ptsi Ara. 21, 2009 8:23 pm

PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
burock14
Admin
Admin
avatar

Tuttuğu Takım : 2
Mesaj Sayısı : 19
Kayıt tarihi : 22/11/09
Yaş : 24
Nerden : YEDİKULE

MesajKonu: Geri: YEDİKULE'Lİ FEDAİ   Salı Ara. 22, 2009 12:51 am

aga bunu kitap olarak basıp satsak mı yedikule shop ta Very Happy lol!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.yedikulefm.tr.gg
karamambas
Yeni ÜYE
Yeni ÜYE
avatar

Tuttuğu Takım : 2
Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 21/01/10
Yaş : 27
Nerden : MARDİN / YEDİKULE

MesajKonu: Geri: YEDİKULE'Lİ FEDAİ   Perş. Ocak 21, 2010 4:04 pm

PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yedikulefm.yetkinforum.com
KARAKULE37
Admin
Admin
avatar

Tuttuğu Takım : 2
Mesaj Sayısı : 259
Kayıt tarihi : 17/07/09
Yaş : 25
Nerden : İstanbul
http://yedikulefm.tr.gg/

MesajKonu: Geri: YEDİKULE'Lİ FEDAİ   Salı Haz. 01, 2010 10:45 pm

olabilir aslında burak ama yeterli sayfa cımaz sanırım

_________________
BY KASTAMONULU
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yedikulefm.yetkinforum.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: YEDİKULE'Lİ FEDAİ   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
YEDİKULE'Lİ FEDAİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
YEDIKULE FORUM :: YEDİKULE :: Vaka-i Nuvist-
Buraya geçin: